Normal Doğum Mu Yoksa Sezeryan Mı Olmalıyım?

Pek çok çift kulaktan dolma bilgilerle doğum yolu ile ilgili bir karar alıyor. Bu yazımızda “normal doğum mu yoksa sezaryen mi yapmalıyım?” sorusunun cevabını sizlerle buluşturacağız.

Normal Doğum Mu Yoksa Sezeryan Mı Olmalıyım?

Bebeklerinin heyecanını yaşamakta olan anne ve baba adayları hamilelik dönemi boyunca en kararsız kaldığı konuların başında “normal doğum mu yapmalıyım yoksa sezaryen mi?” sorusu gelir. Kulaktan kulağa dolma bilgilerle bir çok çift yanlış bilgiler elde eder ve ona göre bir karar verirler.

Sezaryen ve normal doğum, birer farklı doğum şeklidir ve birinin ötekine kesinlikle bir üstünlüğü yoktur. Sadece bu iki doğum şeklinin avantajları ve dezavantajları mevcuttur. Doğum şeklinin kararı verilirken her iki tarafında seçenekleri değerlendirilmeli ve çiftler için en uygununa karar verilmelidir. Tabi ki bu kararın en son halini onaylayacak merci uzman doğum doktorunuz olacaktır.

Hamilelikle ilgili takibinizi sağlayan doktorunuzun doğum şekli ile ilgili bir karar vermesi için en az hamileliğin 36-37 haftasının gelmiş olması gerekmektedir. Bu haftadan sonra bebeğin başı aşağıya doğru yönelmişse ve bebek 4 kg altında, plasenta yukarı eğimli ise, genital muayene sonucu doğum için herhangi bir vajinal darlık yoksa, anne psikolojik durum olarak kendini hazır hissediyorsa normal doğum için doktorunuz onay verebilir. Onay geldikten sonra beklemeye geçilir. Çünkü kimi zaman gebelik 40. haftaya kadar sarkabilir ve hatta 10 günde gecikme olabilir.

Eğer bu planlamaların sonucu sezaryen doğuma karar verilirse olması gereken doğum tarihinden 2 haftaya öncesine kadar gebelik sonlandırılabilir. Çünkü son zamanlarda normal doğumun başlama riskleri ortaya çıkabilir.

Normal doğum mu yapmalıyım?

Normal yolda doğum vajinal yol ile gerçekleştirilir ve olması gereken bir fizyolojik süreçtir. Doğum sonrası anne kısa bir süre içerisinde normal yaşantısına döner. Yine kısa bir süre içerisinde bebeğini emzirmeye başlar. Doğum esnasında gerçekleşen fizyolojik kasılmalar anne sütünün gelmesini uyarır ve anne sütünün gelmesinde bir problem yaşanmaz. Hastanede kalış süresi normal şartlarda en fazla 24 saattir.

Bebek açısından bir diğer avantaj ise doğum esnasında kasılıp açılan akciğerler doğum gerçekleştikten sonra soluk alıp vermek için daha hazırlıklı bir durumda olacaktır. Ayrıca bebek ile anne arasındaki duygusal iletişim çok daha hızlı bir şekilde yapılacaktır.

Normal doğumların bazı dezavantajları da bulunabilmektedir. Maalesef doğumun tam olarak nasıl gercekleşeceğinin evvelinden tespitinin yapılamamasından dolayı normal olarak başlayan bir doğumun ne zaman bir probleme gebe kalacağı tam olarak bilinememektedir. Normal doğum esnasında doğum durabilir, çok yavaşlayabilir ya da uzayabilir ve bunların yanı sıra bebek strese girebilir ve nabzı düşebileceğinden dolayı her an sezaryen şartlarınında hazırda bulunması gerekmektedir.

Doğumun gereğinden fazla uzaması çok nadiren de olsa bebeğin oksijensiz kalmasına sebebiyet verebilir ve buna bağlı olarak ilerleyen zamanlarda bebeğin zeka seviyesinde düşüklük olma riski görülebilir.

Normal doğumun anne açısından bir başka nadir riski ise oluşabilecek ciddi boyutlardaki yırtıklardır. Bu yırtıklar doğum sonrası dışkı tutamama gibi bir problemi doğurabilir. Hatta kimi zaman bu yırtıklar vajina ile kalın bağırsak arasında küçücük bir delik dahi oluştursa vajinadan dışkı gelmesine sebep olabilir.

Yine çok nadir bir şekilde mesane yırtılması riski görülebilmektedir. Bu problem oluşursa doğum sonrası idrar tutamama problemi gerçekleşebilir.

Normal doğumdan kaçınma sebeplerinden birisi de anne adayların çok yüksek bir şekilde ağrı çekme korkularının bulunmasıdır. Fakat uzman doktorunuzun tavsiyeleriyle ağrısız doğum yapma şansı mümkün olacağından bu korku pek gereksizdir.

Doğum gerçekleştikten sonra doğum bölgesi özel bir dikiş ile dikilir. Bu dikişler 7 ile 10 gün boyunca kalmaya devam eder. Her gün düzenli temizlik ve pansuman gerektirir. Anne normal pozisyonlarda çoğu zaman oturamaz.

Sezaryen doğum mu yapmalıyım?

Bir karın ameliyatı olarak tabir edilen sezaryen anne rahiminin ameliyatı yapan doktor tarafından açılması ve bebeğin rahimden alınması olarak açıklanabilir. Şu unutulmamalıdır ki, bu bir ameliyattır ve narkoz uygulanmaktadır. Bir ameliyatın doğuracağı bütün riskleri sezaryen da taşımaktadır.

Sezaryenin en güzel avantajlarından biri bebek açısından oluşabilecek riskleri en az düzeye çekmesidir. Sezaryen doğum esnasında normal doğumda gerçekleşebilecek riskler yok denecek kadar azdır. Normal doğum risklerini yaşamak istemeyen anneler sezaryen doğum tercihini yapabilmektedir.

Sezaryen yolu ile dünyaya gelen bebeklerde görülebilecek en büyük sıkıntı solunum problemidir. Normal doğumda akciğerler dış dünyaya hazırlanırken sezaryen de ise akciğerler hazırlıksız yakalanır ve solunum rahatsızlıkları görülebilir. Bu nedenle sezaryen doğum yapılan bebeklerde ilerleyen yıllarda astım riski daha yüksektir.

Sezaryen yöntemiyle doğum normal doğuma göre çok daha sıkıntılı bir süreç doğurmaktadır. Ameliyat bittikten sonra annenin kendine gelme ve bebeğini ilk emzirme süresi 1-2 saati bulabilmektedir. Annenin ilk ayağa kalkıp yürümesi 6 ile 8 saat arası sürmektedir. Ayrıca anne en az 2 gün boyunca hastane de kalması gerekir. Annenin normal hayatına dönmesi ise 4 ile 7 gün kadar sürebilir.

Normal doğumda görülebildiği gibi sezaryen doğumda da dikiş yerlerinde kanama, iltihap gibi can sıkıcı durumlar olabilir. Bu nedenle hijyenik tutulması ve pansumanların zamanında yapılması gerekmektedir.

 


Sezeryan doğum videosu!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ